1 saat önce
Yıllar ilerledikçe ciltte beliren sarkmalar, gevşeyen çene hattı ve derinleşen kırışıklıklar pek çok kişiyi cerrahi olmayan çözümlere yöneltiyor. Ameliyat masasına yatmadan daha genç ve gergin bir görünüme kavuşmak isteyenlerin son dönemde en çok merak ettiği yöntemlerin başında ise HIFU geliyor. Yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason teknolojisiyle çalışan bu HIFU yüz germe uygulaması, cilt yüzeyine zarar vermeden derin katmanlara etki ederek toparlanma ve sıkılaşma sağlamayı amaçlıyor.
Peki bu yöntemle gerçekten daha genç görünmek mümkün mü? Uzmanlar, hafif ve orta derecede sarkması olan kişilerde doğru planlamayla belirgin bir sıkılaşma elde edilebildiğini belirtiyor.
HIFU, açılımıyla yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason anlamına gelen, ameliyatsız bir cilt gençleştirme yöntemidir. Yöntemde ultrason dalgaları cilt yüzeyinden geçerek dermis ve SMAS adı verilen alt tabakalara odaklanıyor. Bu bölgede oluşturulan kontrollü ısı, kolajen ve elastin üretimini harekete geçiriyor. Vücut bu uyarıya yanıt olarak kendini onarmaya başlıyor ve cilt zamanla kademeli biçimde daha sıkı, daha genç bir görünüm kazanıyor. Yöntemin en dikkat çekici yanı, cilt yüzeyine hiç dokunmadan derinlemesine etki edebilmesi.
Uygulamanın kullanım alanı oldukça geniş. Özellikle yüz ve boyun bölgesindeki yaşa bağlı değişimlerde sıklıkla tercih ediliyor. HIFU'nun hedef aldığı başlıca sorunlar şöyle sıralanıyor:
● Çene hattındaki gevşeme ve belirginliğini yitiren yüz oval hattı
● Boyun ve gıdı bölgesindeki sarkmalar
● Kaş, yanak ve göz çevresindeki düşüklük
● Göz çevresindeki ince kırışıklıklar
● Genel cilt elastikiyeti kaybı
Uzmanlar, kaş kaldırma, çene hattını netleştirme ve boyundaki sarkan cildi toparlama gibi pek çok şikâyette yöntemden faydalanılabildiğini ifade ediyor.
HIFU herkese aynı sonucu vermiyor; doğru aday seçimi başarının önemli bir parçası. Genellikle 30 yaş ve üzeri, hafif ile orta derecede cilt gevşekliği yaşayan ve cerrahi bir işlem istemeden toparlanma arayan kişiler için uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor. Buna karşılık ileri derecede sarkması olan kişilerde yöntem yeterli olmayabiliyor; bu durumlarda cerrahi müdahale gündeme gelebiliyor. Ayrıca uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon, kistik akne veya metalik implant bulunan kişilerde işlem önerilmiyor. Bu nedenle uygulamadan önce detaylı bir değerlendirme büyük önem taşıyor.
Süreç, cilt değerlendirmesiyle başlıyor ve uygulama bölgesine ultrason enerjisi odaklı biçimde veriliyor. İşlem sırasında cilt dokusunda kontrollü ve hedefli mikro ısı noktaları oluşturuluyor. HIFU, güvenli kabul edilen bir yöntem olsa da bazı hafif ve geçici yan etkiler görülebiliyor. İşlem sonrasında karşılaşılabilecek durumlar şöyle:
● Hafif kızarıklık ve geçici ödem
● Uygulama sırasında veya sonrasında hafif rahatsızlık hissi
● Bölgesel hassasiyet ve hafif morarma
Bu etkilerin büyük bölümü kısa süre içinde kendiliğinden geriliyor. Sonuçlar ise anında değil, kolajen üretiminin tam anlamıyla devreye girmesiyle birlikte zaman içinde kademeli olarak ortaya çıkıyor. Tek seansın çoğu zaman yeterli olmadığı, etkinin kişiden kişiye değişebildiği de uzmanların hatırlattığı noktalar arasında.
HIFU, ameliyat istemeden daha genç ve gergin bir görünüme kavuşmak isteyenler için etkili bir seçenek sunuyor; yeter ki uygulama doğru aday seçimi ve uzman eller eşliğinde yapılsın. Ameliyatsız, konforlu ve güvenli bir yöntemle yıllara meydan okumak istiyorsanız doğru adres belli. Deneyimli ekibi, ileri teknoloji cihazları ve kişiye özel tedavi planlamasıyla Elit Klinik, hayalini kurduğunuz genç ve sıkı cilde kavuşmanız için yanınızda. Vakit kaybetmeden hemen iletişime geçin, size özel cilt analizi için ön görüşme randevunuzu bugünden oluşturun!